18 Temmuz 2026 · 4 min
Müslümanlar için yapay zeka: nerede faydalı, nerede susmalı
“İslami yapay zeka” hızla yayılıyor: saniyeler içinde dinî sorulara cevap veren botlar, tefsir vadeden uygulamalar. Heyecan anlaşılır — ama din, kendinden emin yanlış cevabın en pahalıya patladığı alandır.
Aşılmaması gereken çizgi: fetva
Fetvayı, soranın hâlini, delilleri ve mezhep farklarını bilen ehil bir âlim verir — bunların hiçbiri bir dil modeli için geçerli değildir. Model bir hadis uydurabilir ya da ince bir ihtilafı tek cümleye indirger. Güvenilir bir İslami uygulama bu yüzden net bir çizgi çeker: fetva yok, helal-haram hükmü yok; fıkıh soruları şahsen güvendiğin hocalara havale edilir.
Yapay zekânın gerçekten işe yaradığı yer
Zaten iyi olduğu şeylerde: yargılamadan dinlemek ve bağlamı hatırlamak. Bu da tam olarak muhasebeye denk düşer — yatsıdan sonra gününü, niyetlerini ve kalbini dürüstçe gözden geçirdiğin o sessiz vakit. Bunu gece yarısı, yorgun, tek başına yapmak zordur; dününü hatırlayan, namaz vakitlerini bilen ve doğru soruyu nazikçe soran bir yoldaş onu yaşanabilir kılar.
Herhangi bir müslüman uygulamasına güvenmeden önce üç soru: Alıntılarının kaynağını gösteriyor mu? Verilerin reklam için kullanılıyor mu? Geçmişini kalıcı olarak silebiliyor musun? Suhba'da bunu temel yaptık: yalnızca Kur'an ve sahih kaynaklardan, kaynağıyla alıntı; şüphede sessizlik; ve her şeyi geri dönüşsüz silen bir «yak» düğmesi.